Hayatta Ne Kadar Yaşıyoruz?

   Hayatta bazen gerçekten yaşadığımızı bazen de yalnız hayatta olduğumuzu hissederiz. Acaba yaşamak nedir? Hayatta ne kadar yaşıyoruz ?

   Günlerimizin bazı saatleri canlı, bazıları ise cansız geçer. O halde canlı geçen saatleri canlı, cansız geçenleri ise cansız yapan nedir?

   Böyle bir soruya cevap vermekle gerçek hayatın ne demek olduğunu anlayabilir misiniz?

   Bir iş, bir vazife başardığım zaman, mesela bir makale yazdığım, resim yaptığım veya dairede çalıştığım sırada yaşadığımı hissediyorum. Sanat bana hayat veriyor. İlgi çekici bir roman, duygu dolu şiirler, resimler, opera parçaları, güzel binalar ve bilhassa köprüler sanatkarlık duygularımı harekete geçiriyor. Dağları, denizi, yıldızları gördüğüm zaman, bir bitki gibi sadece hayatta olmadığımı anlıyor yaşadığımı hissediyorum.

   Aşık olmak, arkadaş sevmek, yaşamaktır. Biriyle bir münakaşa yaparken, hoşsohbet kimselerle konuşurken yaşadığımı hissediyorum. Tehlikede olduğum, mesela yüksek bir dağa tırmandığım zaman yaşama duyum sadece hayatta olmak duygusunu yeniyor. Acı duyduğum zaman gerçekten yaşıyorum. Açık havada gezdiğim, denizde yüzdüğüm, güzel yerlerde yürüdüğüm zaman yaşadığımı hissediyorum. Açken lezzetli bir yemek yemek, sıcak bir günde susayınca kaynaktan buz gibi bir su içmek, açık havada geçen yorucu bir günden sonra uyumak, rüya görmek ve içten gelen kahkahalar savurmak yaşamaktır.

   Buna karşı, sıkıcı işlerle uğraşırken, mesela hesap yaparken, ticari mektuplara cevap verirken, tıraş olurken, giyinirken, alışveriş yaparken sadece hayatta olduğumu hissediyorum. Sıkıcı kimselerle konuşmak, her gün aynı yolları, binaları, odaları, eşyaları görmek yaşamak değildir. Bir şeye kızdığım veya biriyle kavga ettiğim zaman yaşamaktan uzaklaştığımı hissediyorum.

   Yapmayı sevdiğim veya sevmediğim şeyler, yaşamakla sadece hayatta olmanın farkını açıkça gösteriyor. Bununla beraber insan, canlılığını ve neşesini koruyarak, sıkıcı bir çevrede de yaşadığını hissedebilir. Bunun gibi, insan tıraş olurken şarkı söyleyebilir, giyinmekten ve bulaşık yıkmaktan zevk alabilir.

   Bir haftanın kaç saatini gerçekten yaşadığınızı hesaplarsanız bunun sadece tüm haftanın sadece dörtte biri olduğunu görürsünüz. Bu zamanı zevk verici bir işle uğraşmak, pazar gezintilerine çıkmak, lezzetli bir yemek yemek, güzel bir kitap okumak, tiyatro ve sinemaya gitmek ve arkadaşlarla konuşmakla geçirin.

   Yaşama hislerimiz, çevremizdekilerin yaşam hisleri ile kuvvetlenir.


Stuart Chese       









Özlem Ekici

Blog yazarı

9 yorum:

  1. Yaşamı dolduran bazı şeyler zorunlu olanlar. İş saatleri, yolda harcananlar mesela. Ama dağlar....

    Dağlara bir kez çıkan hayatın anlamını anlar oradaki oksijeni solurken, yeli duyumsarken.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Kesinlikle çok haklısnız, dağlarda insan yaşadığını bir kez daha anlıyor.

      Sil
  2. Doğa insana yaşam enerjisi veriyor. İyi geliyor insana.

    YanıtlaSil
  3. Yazı harika... Bana çok sevdiğim yazar Jack Kerouac'ın Yolda kitabından bir bölümü hatırlattı: "... Aslında başka insanların hayatına karışacak biri değilim. Herkes kendi kurallarına göre yaşamalı. Ama ben daha çok çılgın insanları kaale alırım. Yaşamak için çıldıranları. İçlerindeki ateşi tutkuyla besleyenleri. Yıldızların arasına ağ örmeye çalışan bir örümcek çılgınlığında tek bir mumla dünyayı aydınlatmaya kalkanları severim."

    Ayrıca siteye girişte çalan şarkıya bayıldım. Normalde sitelerde müzik olmasını çok sevmem yavaşlattığı için fakat çalan şarkı çok iyiydi :) "Eksik kaldık, bırakıldık" yazıyor. Adı o mu şarkının? Diğer parçaların isimlerini de alabilir miyim.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Öncelikle bu güzel yorum için çok teşekkür ederim. Şarkının ismine gelirsek "Balmorhea-Remembrance"
      Diğer şarkılar ve daha fazlası için bence şu linke bir bakın derim :)
      https://www.youtube.com/watch?v=YJ__ja4QpMM&list=PLhZoUfrJ778EE3dVrQYz6tLhDwzaaf0Ah

      Sil
    2. teşekkürler link için.

      Sil
    3. balmorhea çok iyi ivit :)

      Sil
    4. Rica ederim :) Evet çok iyi

      Sil

Instagram