Yazılarım E-postana gelsin.

Yaz E-Postanı!

16 Nisan 2017 Pazar

YEDEK HAYALLERİN VERDİĞİ ATALET

Özlem Ekici
  Gördüğümüz yerde bir ışıltı var, evet bir ışıltı. Saat kaç? Uzaylılar bu saatte gelmezler. Söndü ışık, neler oluyor? Bir hayal miydi yoksa gerçek miydi?


  Hayaller vardır, bir ışıltı gibi ansızın belirir düşünceler göğümüzde. Sonra aniden sönüverir ne olduğunu bile anlamadan. Sonra tabi bir de daima hayal olan ama gerçekleşmeyecek gözüyle baktığımız ve bu olmazsa şu olsun bari dediğimiz hayaller topluluğu vardır. Yedek lastik taşır gibi bir hayale bağlı yedek hayaller de vardır düşünce göğümüzde. Hayaller kurarız, bazen abartır hayallerde yaşarız. Gerçeğe döndüğümüzde “Nereye getirdin bizi kaptan ya!” der gibi kalırız.
  Apartmanımız arka bahçesinde bir nar ağacı var, ama ne işe yaradığını henüz anlayamadım. Her yıl çiçek açar, nar verir. Düşünüyorum da onun da hayalleri var mıdır veya yedek hayalleri nasıldır? Ben bu yıl dünyanın en fazla narını versem ne güzel olurdu diye düşünüyor mudur? Sonra ne boş konuştum ha deyip bu yıl sadece açtığım çiçeklerin yarısı kadar nar versem yeter diyor mudur? Yedeğe al hayalleri kaptan, sonra bize oradan bir duble daha hayal koy. Hayal kurmak güzel ama hayalleri hayat denen oyuna sokmak zor. Alın hayalleri oyundan, yedekleri pistten alalım lütfen. Sanırım bir nar ağacının en büyük hayali dünyanın en iri narını vermek falan olurdu, insanlar yemesin ama incelesin der gibi devasa bir narı barındırmak ne müthiş olurdu. Narlaşma yazar neler diyorsun sen? Ağaç oluyorsun anladık da bu kadar nara bağlama.
  Saçmalamanın bir üst seviyesine atlayan sayın yazarımız daha fazla nar ağacını süzmemesi gerektiğini anlayınca perdeyi çeker ve yedek hayallerine geri döner. Bazen otobüste karşılaştığım bir amca vardı böyle yaşlı ama genç gibi sonra şişman ama zayıfımtırak bir de uzun ama kısamsı falan bir amca işte. Sürekli ettiği bir muhabbeti var. Kim denk gelse hep aynı öğütler ve hayallerini anlatıyor. Emekli öğretmen olmak istermiş ama olamamış çünkü halen çalışıyor. Bence işi olduğu için sevinmeli zira ben hala işsizim. İş konusunda tüm taktiklerini denemiş ve iş bulmuş amcamız ve emekli olmak için yaşını bekliyorken denk gelen gençlere hayallerinden ve tecrübelerinden aşılıyor. Neden bilmiyorum ama bu yazıyı yazmadan önce aklımda ilk o vardı ne ara nar ağacına geçtim bilmiyorum.
  Yedek hayallerimiz var, oyuna sokmayı beklediğimiz ve bir de asil hayallerimiz var ki bulutlarımızın üstünde altın bir tahtta oturtup ölünceye kadar orada ağırladığımız ve asla oyuna sokmayacaklarımız. Asiliyle yedeğiyle hayaller güzel ve hayal kurmak güzel. Günün birinde acaba şahane yazılar yazacak mıyım diye beklettiğim asil hayalimi de alıp gideceğim birazdan. Yazmak bile bazen içimden gelmezken hayallerimin arasında ona dair bir asil hayal ve yedeklerinin olması ironik değil mi?
  Sanki artık oyunun ortalarına geldikçe hayaller bütününde yedek sayısı artıyor. Asiller bir kenara bırakılıyor gibi hissediyorum. Elimizdekilere göre hayalleri dallandırıp budaklandırıyoruz. Yedek hayallerimiz hayatımıza yani oyuna daha çok yaklaşıyor gibi. Her şey birer yanılgı olsa hayat da birer hayal olur muydu?

Yedekleri oyuna sokmakta geç kalmamanız dileğiyle, hoş kalın.

Özlem Ekici / LEVLA LAVİN

Blogger, Grafik Tasarımcı, Öğrenci

8 yorum:

  1. güzel ve sıradışı bir yazı... kahramanlar ve izahat ilgi çekici... kaleminize ufkunuza sağlık...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Hoş gelmişsiniz, teşekkür ederim.

      Sil
  2. Hayal etmezsek yaşamla pek anlaşamayız. Hayallerimize ya da yedek hayallerimize kavuşmanın bir yolunu bence illa buluruz. Selamlar.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Merhabalar, hoş gelmişsiniz. Haklısınız yaşama değer katanlarda ilk sıralarda gelir hayaller. Teşekkür ederim. :)

      Sil
  3. Hayalsiz de olmaz kiii 😊

    YanıtlaSil
  4. Benimde hayallerim var umarım herkes hayallerine ulaşır canım :)

    YanıtlaSil

Copyright 28.02.2016 - 2017© , Blogger Templates | Blogger Kişisel Blog Sitesi