Yazılarım E-postana gelsin.

Yaz E-Postanı!

28 Mart 2017 Salı

Pınar'ın Tuvali: Resim Yarışmaları

Pınar Ekici
  Pınar'ın Tuvali ikinci yazısıyla merhabalar dostlarım,
Bugünkü konumuz resim yarışmaları... Bilindiği üzere yaşadığımız yerlerde birçok resim yarışması yapılmakta, ben de zamanında birçok resim yarışmasına katıldım. Bugün sizlerle bunları konuşalım istedim.

  Resim yapmaya da bir yarışma ile başlamıştım. Girdiğim bu ilk yarışmadan ikincilik almıştım. Süreyi yetiştirememiştim, zorla resmi bitirmiştim. İkinci kez daha iyi bir şekilde girdim bir yarışmaya daha. Daha iyi hazırlandım, süreyi iyi ayarladım, resmim dolu doluydu. Bu çabalarım karşısında birinciliği almıştım. Resim yarışmaları motivasyon için çok iyi geliyordu. Resim becerimi süreyle kısıtlamak beni sıkıyordu ama el çabukluğumu geliştirdi. Şimdi sizlere ilk girdiğim yarışmanın ve ikinci girdiğim yarışmanın öyküsünü anlatacağım. Umarım beğenirsiniz.

İşte ilk resmimiz ve hikayesi:

 Sekizinci sınıfın son dönemlerinde önüme gelen bütün resim yarışmalarına girmeye başlamıştım. İlk girdiğim resim yarışmasıydı konu: 10 Kasım Atatürk’ün vefatı. O sıralar aklımda parça parça gece ve gündüzü birleştirmek vardı. Bazen aklıma resimle ilgili planlar gelirdi o aralar da o geldi aklıma. Öğretmenimin yardımıyla kağıt üzerine yerleştirme yaptık ve çizmem için beni eve gönderdi. Evde çizip ertesi gün geri getirmem ve üstünde düzeltme yapmamız gerekiyordu. Yarışmaya gidip bir daha çizecektim zaten. Evde sınava hazırlanmamı söyleyen bir anne ve resim aşkıyla tutuşan ben… Ben de kızmaması için gece onlar yattıktan sonra yapmaya karar verdim. Yattılar, bende başladım resmi çizmeye. Sabah beş miydi altı mıydı bilmiyorum bitirdiğimde. Herkes gördü ama bir seferlik bir şey diye düşündüler çünkü daha önce hiç böyle bir şey yapmamıştım. Okula götürdüm düzeltmeleri yaptık, sonra gittik yarışmaya heyecan bastırıyor tabi bir yandan ben bekliyorum. Ya yetiştiremezsem diye de korkuyorum. Evde yedi saatte yaptığım resmi üç saatte yapmam lazımdı. Başladım biraz ağır başlamış olacağım ki öğretmenim geldi. Nasıl gidiyor diye sordu. Biraz ağır gidiyorsun yetiştirebilecek misin diye sordu. Ben daha çok heyecan yaptım. Bir daldım resme hiç etrafıma bakmadan hızlı hızlı yaptım, bitirdim. Kendimi öyle mutlu hissettim ki. O yaptığımdan öyle mutlu oldum ki hayatımda hiç böyle bir şey yaşamamıştım. Yarışma değerlendirmeye girdi. Bekliyordum dışarıda. Öğretmenim geldi ve ikinci olduğumu söyledi havalara uçtum. Kendime güvenim geldi. Ailemle paylaşmak için eve heyecanla gittim giderken de başka yarışmalara da girmek istediğime karar verdim. Aileme mutlu haberimi verdim çok sevindiler. Ve böylece resim yarışmalarına girmeye başladım. İlk resim yarışmamdı ve unutulmayan oldu. 

Bir diğer resmimiz ve hikayesi:

  Yine bir resim yarışmasına hazırlanıyorum konu on dokuz mayıs… Bir plan bulmalıyım. Oyun amaçlı deterjandan üfleyerek balon yapmaya başladım ve aklıma bir şeyler geldi. Balonlu bir şeyler yapacaktım ama nasıl yerleştireyim bilemedim. Hocamdan yardım aldım ve yerleştirdik bir şeyler daha ekliyim falan diye düşünüyorum derken sonunda karar verdik ve bitirdik. Çizip gelmem lazımdı. Okulda başladım ama nedense o kadar yavaş yapıyorum ki hocam yarışmada da böyle yaparsam yetiştiremeyeceğimi söyledi. Üstelik bu seferki resmim daha fazla ayrıntılıydı hızlı olmalıydım, her zamankinden daha hızlı. Eve gittim başladım yapmaya. Sabaha kadar sürdü ama bitti. Ama bende bittim. Okula gittim. Hocam beğendi ancak ben uykusuzluktan ne yaptığıma bakamıyorum bile. Resim için böyle uykusuz kalmayı bile seviyorum. Resim yarışmasına gittik. Grip olmuştum ve bir yandan burun siliyorum bir yandan da resim yapıyorum. Yetişmedi biraz vakit verdiler yine yetişmedi onlar değerlendirmeye başladılar, bana da son uyarı geldi. “Getir yoksa değerlendirmeye girmez.” Zeytinleri az yaptım harflerin etrafından geçemedim. Son rötuşlar yoktu yani. Ve verdim çıktım bekliyorum sonuçları, hocam geldi. Üçüncü olduk dedi ben olsun diyorum hiç kazanamamaktan iyidir. Ama üzüldüm, çaktırmıyorum. Sonra şaka yaptım dedi birinci olmuşsun. Ben şok oldum. Birinci olmuştum. Sevinçten deli olmuştum. Eve gittim tabi, haberi verdim. Ailem de sevindiler ve ertesi güne kadar uyumama da izin almıştım böylelikle.  O günün heyecanını hala unutamıyorum. 

Bir başka yazımızda görüşünceye dek bol çizimli günler... 


Pınar Ekici / LEVLA LAVİN

Blogger, Grafik Tasarımcı, Öğrenci

0 yorum:

Yorum Gönder

Copyright 28.02.2016 - 2017© , Blogger Templates | Blogger Kişisel Blog Sitesi

Levla'nın Not Defteri - Kişisel Blog | Copyright © 2017